Teneke Müzesi | Türk Teneke Ambalaj Tarihçesi | Teneke kutu üreticileri – A-B
15985
page,page-id-15985,page-template-default,ajax_fade,page_not_loaded,,vertical_menu_enabled,paspartu_enabled,paspartu_on_top_fixed,paspartu_on_bottom_fixed,vertical_menu_inside_paspartu,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-7.4,wpb-js-composer js-comp-ver-4.5.2,vc_responsive
 

3. BÖLÜM

TENEKE AMBALAJ SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN KİŞİLER, FİRMALAR VE ANILAR  A-B

 

Türk teneke ambalaj sanayisinin Türkiye’deki gelişimi, Avrupa ve Amerika’dan hayli sonra ve çok daha küçük ölçekte gerçekleşmiştir. 19. yüzyılın sonlarına doğru konservecilik alanında atılan ilk adımlar paralelinde başlayan teneke kutu imalatı, her tesis kendi ambalajını kendi bünyesinde gerçekleştirdiği için fazla büyüme olanağı bulamamış, söz konusu faaliyet sadece basit makinelerin kullanıldığı ve çoğunlukla el işçiliğine dayalı bir üretim olarak kısıtlı bir çerçevede sürdürülmüştür. Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde, 1930’lu yıllarda teneke ambalaj konusundaki en büyük yatırımlar, kendi ihtiyacı olan teneke kutuları üretmek üzere petrol şirketlerinin yaptığı yatırımlar olmuştur. 18. yüzyılın sonlarında gazyağının aydınlatmada kullanılmaya başlaması, sektörün gelişmesini önemli ölçüde etkilemiştir. 1775’te Leger ve Alstroener adlı mucitlerin birbirlerinden habersiz olarak ilk yassı fitili bulmalarının ardından, 1784’te İsviçreli Aime Argand tarafından gaz lambalarının üzerine konulan baca şeklindeki camın icat edilmesi ile birlikte ışığın şiddeti kontrol edilebilir hale gelmiş ve gaz lambaları dünya geneline yayılma imkânı bulmuştur. Dünyanın gaz lambalarıyla aydınlatıldığı bu dönemde yoğunlaşan gazyağı ticareti sayesinde de teneke ambalajlara duyulan ihtiyaç büyük artış göstermiştir.

 

Türkiye’de ise 1853’te mutfaklarda kullanılan gaz ocakları ile birlikte aydınlatmada kullanılan gaz lambalarının yaygınlaşması sonucunda bakkallarda litreyle gazyağı satışları başlamıştır. 18 kiloluk tenekeler halinde alınan gazyağı halka, litreyle satılmıştır. Batı ülkelerinden deniz yoluyla tenekeler içerisinde ithal edilen gazyağı, başta İzmir olmak üzere İstanbul, İskenderun ve Trabzon limanlarının da gelişiminde etkin rol oynamıştır. Limanlarda kurulan tesislerde, tanklarla ithal edilen gazyağının yurt genelinde dağıtımı, teneke kutular halinde ambalajlanarak gerçekleştirilmekteydi. “Gaz tenekesi” denilen 18 litre hacmindeki kare tabanlı dörtköşe teneke kutular, daha sonra mazot ve madeni yağlar gibi petrolden elde edilen birçok maddenin ambalajlanmasında da kullanılmıştır. Türkiye’nin en önemli ithalat ve ihracat limanı olan İzmir, petrol şirketlerinin limanlarda tesis kurduğu 1930’lu yıllarda, kısa bir dönem boyunca teneke ambalaj sanayisinin en önemli şehri olmuştur. Sektörün gelişim göstermesiyle birlikte İstanbul, 1930 öncesinde olduğu gibi, daha sonraki yıllarda da teneke ambalaj sanayisinin kalbi olmaya devam etmiştir.

 

Türkiye’de uzun yıllar küçük atölyeler yoluyla sürdürülen teneke kutu üretimi, 19701i yıllardan itibaren çehre değiştirmeye başlamış ve yeni teknolojiye sahip otomatik üretim hatlarının kurulmasıyla, gerçek anlamda teneke ambalaj sanayisi diyebileceğimiz sektörün ilk adımları atılmıştır. Bu tarihten sonra gerek kullanılan teknoloji, gerek know-how olarak Batı dünyasına yaklaşan sektör, kalite sorunlarının da giderilmesiyle dünya standartlarını yakalamıştır. Bugün, Türk teneke ambalaj sanayisi, dünyanın bu alandaki en gelişmiş ülkeleriyle rekabet edebilecek durumdadır.

 

Ancak bu konuma ulaşmak, Türkiye’nin özgün şartları ve Pazar zorlukları nedeniyle, bu sektöre gönül verenlerin büyük çaba ve özverileri sonucunda mümkün olabilmiştir. Sermaye ve know-how yetersizliği, ham madde temininde yaşanan sıkıntılar, ekonomik konjonktürdeki dalgalanmalar ve yerleşik pazar koşullarının oluşmasında yaşanan sıkıntılar, teneke ambalaj sektöründe faaliyet gösteren firmaların adeta bir “yaşam savaşı” vermelerini ve büyük zorluklara göğüs germelerini gerektirmiştir.

 

Kitabımızın bu bölümü, Türk teneke ambalaj sanayisinde faaliyet göstermiş ve haklarında daha fazla bilgiye ulaşabildiğimiz kuruluşların bilgilerini bir araya getirmektedir. Her biri, sektör tarihi içinde adeta bir kilometre taşı niteliğinde olan bu kuruluşlara ilişkin bilgilerin yanında, bizzat bu firmaların kurucu, yönetici ve/veya çalışanlarından edinme imkanı bulduğumuz anı ve anekdotlar da, bu zorlu yolculuğun izlerini taşımaktadır.

 

ABDULLAH SİLAN ve GARANTİ SANAYİ ve AS AMBALAJ

 

1933 doğumlu olan Abdullah Silan, çocuk yaşta çalışmaya başladı. Önce çeşitli işlerde çalıştıktan sonra, 1945 yılında, 6 ay kadar akrabası Kaşif Silan’ın yanına girdi (Kaşif Silan, daha sonra Abdullah Silan’ın kayınpederi olacaktı). Buradan ayrıldığında ise Levon ve oğlu Karabet Markaroğlu’nun yanında çalışmaya başladı ve 5 sene boyunca tenekeciliğin inceliklerini öğrendi.

1950 yılında Müslüm Örmen’in Galata Kemeraltı Cad. No.44 – İstanbul adresindeki şirketine ortak oldu. Daha sonra Urfa’lı İbrahim Erkasap’ın da bu ortaklığa katılmasıyla şirketin ismi “Garanti Sanayi” oldu. Firma, 1952 yılında Fahriye Tekand ve Zeki Konukçu ile yapılan işbirliği sonucunda, Unilever firmasından 17 kiloluk Vita kutusu siparişi aldı. Fason olarak günde üretilen 2 bin kutunun takriben bin adedini Unilever firmasına veriyorlardı.
1957 yılında Müslüm Özmen’le olan ortaklığın bozulmasından sonra Garanti Sanayi kapandı. Abdullah Silan, dört yıl değişik yerlerde çalıştıktan sonra ikinci ortaklığını 1961 yılında, İhsan ve Hüsnü Selçuk kardeşlerle yaptı. Beraber kurdukları Üçel Sanayi Kollektif Şirketi, Küçükpazar Palas Oteli altı, Eminönü adresinde faaliyete geçti. Daha sonra Nalıncı Kasım Sokak No.10/1 Cibali, Unkapanı adresinde faaliyetine devam ettiyse de, 1963 yılında Abdullah Silan bu ortaklarından ayrılarak aynı adreste, eski şirketi olan Garanti Sanayi Kollektif Şirketi’ni tekrar canlandırdı. Daha sonra ise önce 1970 yılında Cibali Üsküplü Caddesi No.71/1 Unkapanı adreslerine, 1974 yılında ise Kâğıthane’ye taşındı. Garanti Sanayi’nin en önemli müşterisi Olin yağlarıydı. Fakat 1974’te yaşanan sel felaketinden sonra Garanti Sanayi şirketi kapanmak durumunda kaldı. Abdullah Silan, 1974 yılında AS Ambalaj’ı Üsküplü Caddesi No.71/1 adresinde ikinci kişisel şirketi olarak kurdu. As Ambalaj, faaliyetine 1993 yılına kadar devam etti. Abdullah Silan, 2013 yılı başına kadar çeşitli şirketlerde çalışmayı sürdürdü. Sektöre, 68 yıl ile en uzun hizmet vermiş kişilerdendir.

 

İhsan ve Hüsnü Selçuk’un sahibi olduğu Üçel Sanayi Kollektif Şirketi ise Mektebi Sokak No.13 Küçükpazar, Eminönü adresinde 1990’li yıllara kadar faaliyetine devam etti.

 

Abdullah Silan’ın şirketleri ve ortaklıkları:
• Müslüm Özmen ve Abdullah Silan Ortaklığı (1950-1957)
• Üçel Sanayi Kollektif Şirketi (1961-1963)
• Garanti Sanayi Kollektif Şirketi (1963-1974)
• AS Ambalaj (1974-1993)

 

Kaynak: Abdullah Silan’dan alınan bilgi; Zekai Gönen, İstanbul Sanayicileri Adres Kitabı (1957); Türkiye Sanayicileri İmalatçıları Rehberi (1965); İTO, Ambalajın Ticari Önemi (1968); İSO, İstanbul Sanayicilerinin Adres Kitabı (1971); Dünya (5 Ekim 1981).

 

AKOĞLU KOLLEKTİF ŞİRKETİ

 

1933 doğumlu olan Garbis Keşişoğlu, 1946 yılında henüz 13 yaşındayken, Büyük Kutucu Han’da kutu üreten Kirkor Kasapoğlu ve Garabet Tomaoğlu’nun işyerinde çalışmaya başladı. Orada 1950 yılı ortalarına kadar çalışıp kutu yapımını öğrenen Garbis Keşişoğlu, daha sonra buradan ayrılarak kendi ihtiyacı için 18 kiloluk kutu üreten küçük bir firmada çalışmaya başladı. 1952 yılı civarında bu firma Jak Kohen’e satılınca, 1954 yılına kadar onun yanında çalışmaya devam ettikten sonra askere gitti.
Keşişoğlu, askerden döndükten sonra yine Büyük Kutucu Han’da kutu üreten Yeşilel firmasında çalışmaya başladı. Kısa bir süre sonra patronları Lütfü Yeşilel ve Halil Küçük’ün teşvikiyle aynı işyerinde çalışan arkadaşı Münir Akkoyun’la birlikte aynı handa kendi işyerlerini açtılar. Soyadlarındaki bazı heceleri birleştirerek, kurdukları şirkete “Akoğlu” adını verdiler. Çöplüklerden topladıkları konserve kutularını çuvallara doldurup sırtlarında taşıyarak atölyelerine getirip, bunlardan boya kutusu yapıyorlardı. Sabahları erken işe başlamak için evlerine çok nadiren gidiyor, genelde geceleri atölyede yatıyorlardı. Kısa bir süre sonra Büyük Kutucu Han’ın bir bölümünün yol  genişletme çalışması nedeniyle yıkılması sonucu 1957 yılında Vefa Caddesi, Bayraktar Han No.35/4 adresine taşındılar.
1960 yılında Ahmet Emer ve Mahmut Özcan şirkete ortak olarak alınınca, Akoğlu kolektif şirket statüsünü aldı.  Ahmet Emer’in damadı olan Mahmut Özcan, Bursa Merinos Fabrikası’ndan tazminatını alarak ayrılıp buradan aldığı parayla Akoğlu şirketine ortak oldu. Bir süre sonra Münir Akkoyunlu’nun ortaklıktan ayrılması üzerine, Ahmet  Emir’in yakın akrabası Mehmet Küçük şirketin yeni ortağı oldu.

 

Ortaklıktan ayrılan Münir Akkoyunlu ise Vefa’da, Sarıbeyazıt Caddesi No.20 adresinde kurduğu kutu atölyesinde, 1968 yılına kadar kutu üretmeye devam etti. 1968  yılında Adem Aktaş ile beraber Amir Teneke’yi kurdu. 1978 yılında Münir Akkoyunlu bu ortaklıktan da ayrıldı.

Akoğlu Kollektif Şirketi, ağırlıklı olarak yuvarlak boya kutusu, helva ve pekmez kutuları üretti. Belli başlı müşterileri Merbolin Boya Fabrikası, Bozkurt ve Koska helva fabrikalarıdır. Adana ve çevresinde bulunan helva ve pekmez  fabrikalarının kutularını İstanbul’dan aldığını fark eden şirket ortakları, bu bölgedeki kutu ihtiyacını görerek 1962 yılında Adana’da bir kutu tesisi açtılarsa da, hiç beklemedikleri bir sonuçla karşılaştılar. Eğlenmeyi ve İstanbul’un gece hayatını seven bölgenin patronları kutu ihtiyaçlarını Adana’dan karşılamak yerine İstanbul’a gitmeye devam edince, bekledikleri satışı gerçekleştiremeyerek iflas ettiler. Bunun üzerine tesis, Mosaş Turan Cemal Uğurlu’ya  satıldı. Bu durum İstanbul merkezde de ortaklar arasında huzursuzluğa neden oldu. İlk olarak 1965 yılında Mahmut Özcan ortaklıktan ayrıldı, daha sonra da 1968 yılında Garbis Keşişoğlu şirketten ayrılarak Fransa’ya göç etti.

 

1971 yılı İstanbul Sanayi Odası kayıtlarına göre, “Resul Küçük ve Cengiz Emer Akoğlu Kollektif Şirketi”nin Kâtip Çelebi Caddesi, Üzümcü Sokak No.5 adresinde faal olduğu görülüyor. Bu bilgiden, 1968 yılında Garbis Keşişoğlu’nun ayrılmasından sonra eski ortaklardan Mehmet Küçük ve Ahmet Emer’in, kendi hisselerini, oğulları Resul Küçük ve Cengiz Emer’e devrettiği sonucu çıkarılabilir. Şirketin 1979 yılında faaliyetine son verdiği tahmin ediliyor. İstanbul  Ticaret Odası kayıtlarına göre aynı yıl, bu adreste Mahmut Özcan’ın kutu üretimine başladığı anlaşılıyor.

 

Kaynak: Garbis Keşişoğlu’ndan alınan bilgi; İSO Adres Kitabı (1962); Türkiye Sanayicileri İmalatçıları Rehberi (1965); İTO, Ambalajın Ticari Önemi (1968); İTO Sanayicileri Adres Kitabı (1979); Dünya (5 Ekim 1981); İstanbul Telefon Rehberi (1981); Ticaret Sicil Gazetesi.

 

ALPAŞ AMBALAJ SANAYİ ve TİCARET A.Ş.

 

1906 doğumlu Hacı Mehmet Alpay, 1930’lu yıllarda İstasyon Caddesi No.8 Ceyhan – Adana adresinde Alpay Tahin Helva Şekerleme şirketini kurdu. 1964 yılında  ise kendi teneke kutu ihtiyacını karşılamak üzere yine aynı adreste bir teneke kutu atölyesi açtı. 1968 yılında Mehmet Alpay’ın oğlu Faruk Alpay, şirketin başına geçti. Mehmet Alpay ise  1986 yılında vefat etti.

 

Şirket 1978-1989 yılları arasında İstanbul, Bayrampaşa’da Erdinç Sanayi Sitesi No.6  adresinde faaliyet gösterdi, fakat 1989 yılında Adana, Ceyhan’da Turhan Cemal Beriker Bulvarı No.448 adresine geri  döndü. Bu dönemde, 1985 yılında daha kurumsal bir yapıya bürünmek için şirket anonim şirket yapısına   kavuşturularak, Alpaş Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş adını aldı. Kutu atölyesini kendi ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmeye devam eden şirket, 1989 yılında metal ofset baskı makinesi aldı. 1999 yılında da yapılan yeni yatırımlarla metal taçlı kapak üretimine başladı.

 

Faruk Alpay, 2011 yılında yönetim kurulu başkanlığını bırakarak  onursal başkan oldu. Alpaş Ambalaj, halen Alper Alpay başkanlığında Mehmet ve Altan Alpay kardeşler tarafından  yönetilmektedir.
Şirketin kuruluşundan beri ustalığını yapan Kenan Sönmez, Adana’da soba üreticisi olan Abdi Usta’nın yanında  çalıştığı sırada tenekeciliği öğrendi. 2013 yılında 75 yaşında olan Sönmez, Alpaş Ambalaj’da usta olarak çalışmaya devam ediyor.
Halen faal olan Alpaş Ambalaj, 200 gr’dan 30 kg’a kadar kimya ve gıda teneke ambalajları ve taçlı kapak üretmektedir.

 

uretici-1

Alpaş Ambalaj’ın kökeni, 1964 yılında kurulan Alpay Teneke Kutu Fabrikası’na dayanır. 1968 yılında şirketin başına geçen Faruk Alpay.

 

Kaynak: Faruk Alpay ve Altan Alpay’dan alınan bilgiler.

 

ALTINTAŞ AMBALAJ SANAYİ ve TİCARET A.Ş.

Altıntaş, 1963 yılında Ankara’da, Kâzım ve Cemal Altıntaş kardeşler tarafından meşrubat kapağı üretmek üzere kuruldu. Kâzım Altıntaş’ın ilk işi hurda metal ticaretiydi. Bu işle uğraşırken, gazoz kapağı üreten İhsan Erkli ile tanışması sonucunda bu sektöre atılmaya karar verdi. İlk başta kısa bir süre İhsan Erkli ile ortak olsa da daha sonra  kardeşi Cemal Altıntaş’la ortak bir gazoz kapağı üretim tesisi kurdu. Denizciler Caddesi, Yenice Sokak No.33 Siteler –  Ankara adresinde kurulan tesis, daha sonra Siteler’de Ereğli Sokak No.8 adresine taşındı. Yeni yerine geçen firma bu  sırada Çin malı bir matbaa hattı da aldı.
1980 yılında firma, anonim şirkete dönüştürüldü.  1991 yılında Sincan 1. Organize Sanayi Bölgesi Altınordu Caddesi No.12 adresinde inşa ettikleri modern tesise taşındıktan sonra, 1997 yılında kavanoz kapak üretimine de başladı.
1990’lı yıllara gelindiğinde şişe kapsülü, kavanoz kapağı, plastik kapak ve alüminyum kapak başta olmak üzere, 4  ayrı çeşit kapağı tek çatı altında üreten Türkiye’deki tek tesis olarak çalışıyordu. Kâzım Altıntaş bir süre sonra şirket yönetimini oğulları Recep ve Abidin Altıntaş’a bıraktı. 2000 yılında Altıntaş-Goldcap markası doğdu. Altıntaş A.Ş. halen son adresinde faaliyetlerini sürdürmektedir.

 

uretici-2

uretici-3

 

uretici-4

 

Kaynak: Recep Altıntaş’tan alınan bilgi.

 

AMİR TENEKE KUTU SANAYİ NİLHAN AKTAŞ

 

Amir Teneke Kutu Sanayi, 1968 yılında Sarıbeyazıt Caddesi Yaşar Han Zemin Kat, Eminönü – İstanbul adresinde Adem Aktaş ile Münir Akkoyun tarafından kuruldu.

 

1978 yılında Münir Akkoyun’un ortaklıktan ayrılmasından sonra şirket, “Amir Teneke Kutu Sanayi Âdem Aktaş” adı ile faaliyetine devam etti. 1983 yılına  kadar sanayi tipi kutular üreten Amir Teneke, bu yıldan sonra ilave olarak  fantezi kutu üretimine başladı. 1990 yılında halen faaliyette olduğu Kartal Caddesi No.62/1 Yakacık – İstanbul adresine taşındı. 1991 yılı Ocak ayında Adem Aktaş’ın vefatından sonra ise şirket Aktaş’ın çocuklarına geçerek, ismi “Amir Teneke Kutu Sanayi Nilhan Aktaş” oldu.

 

uretici-5

 

uretici-6

Amir Teneke Kutu Sanayi’nin kurucusu Adem Aktaş, fabrika çalışanlarıyla birlikte

 

uretici-7

Adem Aktaş (solda) ve Münir Akkoyun (sağda)

 

Kaynak: İlhan ve Gökhan Aktaş’tan alınan bilgi; Dünya (3 Ekim 1981); 2003 İSO kayıtları.

 

ATIL AMBALAJ SANAYİ ve TİCARET A.Ş.

 

Atıl Ambalaj, 1980 yılında Çukomaş şirketi ile Arto ve Berç Özbıyıklıyan’ın ortaklığıyla kuruldu. İlk tesislerini Topçular Uzak Çiftlik Sokak No.1/B Rami – İstanbul adresinde kurdular. Berç ve Alto Bıyıklayan’a ait Sürat Matbaa, Atıl Ambalaj’ın kutu tesisine taşındı. Bir süre sonra, önce Çukomaş, ardından da Arto Özbıyıklıyan ortaklıktan ayrıldı. Alto Bıyıklayan’ın yerine şirkete, Rıfat (Rafael) Özromano ortak oldu.

 

Firma daha sonra 2004 yılında, matbaa hariç, tüm tesislerini Firuzköy Bağlariçi Caddesi No.32 Avcılar adresinde bulunan İstanbul Metal Ofset firmasının üst katına taşıdı. 1999 yılında Atıl Plastik kuruldu.
2014 yılı Nisan ayında Atıl Ambalaj’ın teneke kutu üretim bölümü kapanmıştır.

 

Kaynak: Yusuf Tolon ve Ali Umar’dan alınan bilgi; Dünya (5 Ekim 1981)

 

AVRAM ACIBEL

 

Avram Acıbel, Yuda Baruh ve Samuel Baruh’ın kayınpederidir. Avram Acıbel, 1950’li yılların ilk yarısında Tanaş, Zeynel Canbolat ve Necdet Avram ile beraber Kantarcılar, Deveoğlu Yokuşu No.20/4 Eminönü – İstanbul adresinde kutu atölyesini açtı. Birkaç yıl sonra bu ortaklık bozulsa da 1957’den sonra Avram Acıbel, tek başına kutu üretimine devam etti. Avram Acıbel, Vita için ürettiği prizmatik kapaklı teneke kutu ile tanınmıştır.
1968 yılından sonra Avram Acıbel’le ilgili hiçbir kayıt bulunamadığından, 1970 yılından önce tesisini kapattığı tahmin edilmektedir.

 

 

Kaynak: Zekai Gönen, İstanbul Sanayicileri Adres Kitabı (1957); İTO Adres Kitabı (1962 ve 1956); İTO, Ambalajın Ticari Önemi (1968); Şükrü Umar, Kıssa Kıssa Hayatım (2005)

 

BANTAŞ, BANDIRMA AMBALAJ SANAYİ ve TİCARET A.Ş.

 

Bandırma’da ailesiyle birlikte teneke kutu üretimi yapan Ayhan Cep, 1978 yılında Oktay Birav ile ortak olarak Bandırma Teneke Kutu adı altında, kenet lehimli kutu üretimine başladı.

 

1982 yılında ortaklar arasında çıkan anlaşmazlık üzerine Ayhan Cep, bu ortaklıktan ayrılarak Adnan Erdan ve Fikret Çetin’le çalışmaya başladı. Aynı yıl şirket, lehimli kutudan dikiş kaynaklı kutu üretimine geçti. Daha sonra laklama ve serigrafi baskı yatırımları gerçekleştirildi. Şirket, 1986 yılında anonim şirkete dönüşerek, Bantaş, Bandırma Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş. adını aldı.

 

1994 yılında şehir dışında Balıkesir Asfaltı 8. km’de yapılan yeni fabrikaya taşındı ve ilk ofset hattı monte edildi. 2000 yılında mevcut ofset baskı tesisi 600 Evler Örnek Sanayi Sitesi’nde yapılan yeni fabrika binasına taşınarak bir de yeni baskı hattı kuruldu. Bu yıldan sonra yeni yatırımlarla büyüyen Bantaş, iki tesis halinde çalışmaya devam etmekte ve ağırlıklı olarak peynir, zeytin kutuları üretmektedir.

 

uretici-8

 

Kaynak: Adnan Erdan’dan alınan bilgi.

 

BİRLİK TENEKE

 

1934 doğumlu Hakkı Yağcı, çalıştığı teneke atölyesine komşu olan Hasan Şehirlioğlu’nun ihtiyacı olduğu zamanlarda bazen ustası ile beraber, bazen de tek başına ona yardım ederek teneke kutu üretimini öğrendikten sonra kendi tenekeci dükkânını açtı. Bir anlamda eski ustasına rakip bir işyeri açmış olmasına rağmen ustası kendisine destek olmaya devam etti. Hatta Hakkı Yağcı’nın yeterli finansman sağlayamadığı için havya alamadığı bir dönem, ustasının getirdiği iki adet havya, Yağcı için çok kıymetliydi.

 

Başlangıçta tenekecilikle uğraşan Hakkı Yağcı, hemen yan komşusu olan kutu atölyesinin daha rahat bir çalışma ile iyi para kazandığını görünce, tenekeciliği bırakarak teneke kutu üretimine yönelmenin daha doğru olacağına karar verdi. 1961 yılında, Rıdvan Şentürk ve Mehmet Çeltik ile ortak olarak ilk şirketi Üç-El’i kurdu ve Zübeyde Hanım Mahallesi’ndeki atölyede teneke kutu üretmeye başladı. Daha sonra Ahmet Akkanat, Tevfik Yılmaz ve Saim Binyam’ın da 1965 yılında bu ortaklığa katılmasıyla, Cumhuriyet Mahallesi’nde Birlik Teneke kuruldu. 1970’li yılların başlarında Hakkı Yağcı teneke kutu üretimini bırakarak bir süre siyasetle ilgilendi. 1980 İhtilali’nden sonra ise, siyaset yaptığı dönemden arkadaşı olan Ali Rıza Timur’ın ısrarı üzerine kendisiyle ortak olarak Soğanyemez Mahallesi Eski Postane Caddesi No.4 Edremit, Balıkesir adresinde tekrar kutu üretmeye başladı. Halen Akçay Yolu 564. Sokak, Edremit adresinde faaldir.

 

Kaynak: Hakkı Yağcı’dan alınan bilgi.

 

BİRLİK TENEKE AMBALAJ TURİZM OTOMOTİV SANAYİ ve TİCARET A.Ş.

 

Tevfik Ergün (Sabuncuoğlu), Birlik Teneke’yi 1960’lı yılların sonuna doğru kurdu. Üç oğlu ve iki kızı olan Tevfik Ergün, kullanılmış tenekeleri toplayıp temizleyerek ve tamir ederek satıyordu. Birlik Teneke’yi daha sonra büyük oğlu Ali Ergün idare etmeye başladı. Kademoğlu firmasından bir matbaa hattı satın aldı ve matbaayı olduğu yerde  birkaç yıl çalıştırdı. Sonra Vefa’dan Topkapı’ya taşıdı. Başta Petrol Ofisi ve zirai ilaç firmaları olmak üzere birçok  büyük firmanın kutularını yapmaya başladı. 1970’li yılların sonu ile 1980’li yılların başı arasında Birlik Teneke, Türkiye’nin önemli teneke ambalaj firmalarından biri idi. 1974 yılında yarı otomatik, 1979 yılında ise aerosol kutu  üretmek için otomatik dikiş kaynak makinesi  aldı. Ali Ergün’ün zirai ilaç firmaları ve Petrol Ofisi ile ilişkileri çok  iyiydi. Bu sayede hızla büyüyüp dönemin büyük firmaları arasına girdi.

 

1981 yılında Gümüşsuyu Caddesi Karacabey Sokak No.10 Topkapı – İstanbul adresine taşındı. Birlik Teneke’nin zirvede olduğu dönemde, Ali Ergün’e kardeşleri Metin ve Mehmet Ergün çok yardımcı olmuşlardı.

 

Metin Ergün, teknik işlerde çok başarılıydı.  Birlik Teneke’den ayrıldıktan sonra Kutsan Teneke’de Barbaros Ulutan’ın yanında uzun yıllar çalıştı. Elektrikçi olan Mehmet Ergün, punta kaynak ve dikiş kaynak makineleri  yapabilecek kadar tecrübeye sahipti.

 

Birlik Teneke önce Bağlar Mahallesi Yalçın Koreş Caddesi No.24 Güneşli, daha sonra Yenibosna Köyaltı Mevkii  Bakırköy adresinde faaliyet gösterdi.

 

1980’li yılların ortalarına doğru kardeşler arasında çıkan anlaşmazlık sonucu Metin ve Mehmet Ergün’ün ayrılmasının ardından, Birlik Teneke’nin eski parlak günleri geride kaldı. Aerosol hattı hariç diğer kutu hatları Desan  boya firmasına satıldı. Bir süre daha aerosol kutusu üretmeye devam eden Birlik Teneke, 1980’li yılların sonuna doğru üretime son vererek tüm makineleri sattı. Matbaa hattını, Yurdanur Ofset satın aldı.

 

Kaynak: Yusuf Tolon’dan alınan bilgi.

 

BOĞAZİÇİ TENEKE KUTU FABRİKASI ADİ KOMANDİT ŞİRKETİ

 

1931 yılında Moiz Gabay ve Yani Küpeli, Muallim  Naci Cad. No.109 Ortaköy – İstanbul adresinde bir kutu üretim  tesisi kurdular. 1938 yılında bu tesis 107 numaraya taşındı. 109 numaralı atölyede ise taş baskı yapabilen Ortaköy  Litograflı Teneke Kutu Fabrikası kuruldu. Bu tesiste hem kendi ihtiyaçları, hem de diğer teneke kutu üreticileri için   baskı yapılıyordu. Atölyenin ihtiyacı olan teneke, kalay ve diğer yardımcı maddeleri de kendileri direkt olarak ithal  ediyorlardı. Bu tesisin ismi, 1938 yılında Ortaköy Litograflı Teneke Kutu Fabrikası, 1957 yılında Küpelis Litograflı  Teneke Kutu Fabrikası olarak değiştirildi.

 

Unilever firmasının Türkiye’de İstanbul Ortaköy’de Vita yağı üretmeye başlaması üzerine Moiz Gabay, Vita kutusu  da üretmeye başladı.

 

1970’li yıllarda bu tesis, Boğaziçi Teneke Kutu Fabrikası Esterya Gabay ve Ortağı adıyla aynı adreste faaliyetine devam etti. Tesisin ne zaman kapandığına dair bilgiye ulaşılamamıştır.

uretici-9

 

Kaynak: Türk Ticaret Rehberi ve Adres Kitabı (1945); İTO Adres Kitabı (1950); 1962 İSO Meslek Grupları Listesi, Türkiye Sanayicileri İmalatçıları Rehberi (1965);
Türkiye Sanayi Rehberi (1967); İTO, Ambalajın Ticari Önemi (1968); İSO İstanbul Sanayicilerinin Adres Kitabı (1971). 182 183

 

BOMONTİ TENEKE KUTU FABRİKASI COŞKUN KAV ve ORTAĞI KOLLEKTİF ŞTİ.

Yuda Baruh, Avram Acubel’in iki damadından biridir.  Avram Acubel’in iki damadının da soyadı büyük bir tesadüf eseri aynıdır. Halbuki Samuel Baruh ve Yuda Baruh arasında bir akrabalık bağı yoktur.

 

Yuda Baruh ilk kutu tesisini 1948 yılında Rum Kilisesi Sokak (Güvenç Sokak) No.2 Bomonti, Şişli – İstanbul adresinde açtı. Şirketin adı Yuda Baruh Kollektif Şirketi idi. Yuda Baruh, 1969 yılına kadar Rum Kilisesi Sokağı’nda çalışmaya devam etti.

 

1969 yılında şirketi Alyas Amun ve ortağına sattı.  Şirketin adı bir süre için Bomonti Teneke Kutu Fabrikası, Alyas  Amun ve Ortağı olarak değiştirildi. 1970’li yılların sonuna doğru Bomonti Teneke’yi, Yüksel Büyükşehren ve Coşkun Kav satın aldı ve 1980’li yılların ortalarına doğru tesisi Kayabaşı Köyü, Silifke Sokak No.4 Küçükçekmece – İstanbul adresine taşıdılar. 1980’li yılların sonlarına doğru Yüksel Büyükşehren ortaklıktan ayrıldı. Coşkun Kav, 2000’li  yılların sonlarına kadar tesisi çalıştırdıktan sonra kapatıp Amerika’ya yerleşti.

 

uretici-10

Bomonti Teneke Kutu Fabrikası’na ait 1969 tarihli bir fatura.

 

Kaynak: İTO Adres Kitabı (1957, 1962, 1965, 1968); Türkiye Sanayi Rehberi (1967); Yusuf Tolon, Ali Umar ve Mustafa Umar’dan alınan bilgi.

 

BOTAŞ, BORNOVA TENEKE AMBALAJ SANAYİ ve TİCARET A.Ş.

 

110 metre engelli koşu Türkiye şampiyonu olan Erdal Barkay, tekniğini geliştirmek üzere gittiği Amerika’da talihsiz bir trafik kazası geçirdi. Kaza nedeniyle sigortadan aldığı tazminatın bir bölümünü Türkiye’ye döndükten sonra Fazlı Arınç’ın 1955 yılında kurduğu teneke kutu üretim tesisine yatırarak 1957 yılında firmaya ortak oldu. Demokrat Parti İzmir Milletvekili seçilen Fazlı Arınç’ın 1961 ihtilalinden sonra tutuklanması üzerine şirketi Erdal Barkay idare etti.

 

Fazlı Arınç, tahliyesinden sonra Erdal Barkay ile Eski Bornova Yolu Mermer Fabrikası yanında Öz-İş Teneke Kutu ve Boya İmalathanesi adlı yeni bir şirket kurdu. Erdal Barkay, teneke kutu üretimini bu ortaklıkları sayesinde öğrendi. Daha sonra Selçuk Yaşar’ın teklifi üzerine Öz-İş’ten ayrıldı ve 1965 yılında Selçuk Yaşar ile birlikte Botaş, Bornova  Teneke Ambalaj Sanayi ve Ticaret Kollektif Şirketi’ni kurdu. %60 hissesi Selçuk Yaşar’a, %40 hissesi Erdal Barkay’a  ait olan Botaş, Eski Bornova Yolu Sanayi Caddesi üzerindeydi.

 

uretici-11

Botaş’ın teknik kadrosu (1978).
Soldan sağa: Gürol Kefeli, Hasan Güler, Kadri Okkan, Orhan Cemil Kermekaş, Recep Buran, İbrahim Çetinel,
Hasan Çetin, Adnan Binici, Ercan Öner

 

1969 yılında yaşanan yangından sonra Botaş için Dyo firmasının bitişiğinde yeni bir fabrika yapılmaya başlandı. Botaş, aynı yıl kolektif şirketten anonim şirkete dönüştürüldü ve yeni kurulan Yaşar Holding’in bir şirketi konumuna getirildi. Yeni anonim şirkette Erdal Barkay, %17 hisse ile hem ortak hem de genel müdür olarak uzun yıllar çalıştı. Profesyonel bir kadro ile yönetilen Botaş, 1971 yılında başlattığı ciddi yatırımlarla sadece Dyo markasının teneke kutularını yapan bir fabrika olmaktan çıktı ve 1980’li yıllarda Türkiye’nin en büyük konserve kutu pazar payına sahip tesisi olmayı başardı.

 

uretici-12

1980’li yıllarda Botaş’ın yönetim kadrosu.
Soldan sağa: Bahri Zühal, Burhan Sarkaya, İbrahim Çetinel, Tekin Sarıkaya, Ercan Öner, Ekrem Özerdem, Nazmi Aksoy. Oturan: Kurucu ortak ve şirket genel müdürü: Erdal Barkay.

 

Botaş, matbaa ve laklama hatlarına sahip olduğu gibi başta konserve kutusu olmak üzere, aerosol kutusu ve kavanoz kapak hariç her çeşit kutu, şişe kapsülü ve kolay açılır kapak üretimi gerçekleştirdi. 1984 yılından itibaren dünyadaki trendi takip ederek konserve kutu üretimini, lehimli kutudan dikiş kaynaklı kutuya çevirmeye başladı.
1985 yılında Danimarka ve İsveç’in en büyük, dünyanın da sayılı teneke ambalaj firmalarından biri olan PLM, Botaş hisselerinin %25’ni alarak şirkete ortak oldu. Bu ortaklık 1992 yılına kadar sürdü. 1989 yılından sonra Botaş üst kademe yöneticilerinin birbiri ardına ayrılmaları sonucunda Botaş’ın parlak yıldızı sönmeye başladı. 1992 yılında genel müdür ve şirket ortağı Erdal Barkay da şirketten ayrıldı.

 

Bozulan finansman yapısına rağmen Botaş yatırımlarına devam etti. Dyo bünyesinde üretilen boya fırçası, 1990 yılından itibaren Botaş’ta üretilmeye başlandı. Bir süre sonra plastik ambalaj üretimi başladı. 1996 yılında bir kolay açılır kapak hattı alındı. Bunun sonucu olarak finansman durumu iyice kötüleşen Botaş, zarar eden bir şirket durumuna geldiği için 1999 yılında otomatik konserve kutu hatları ile matbaa ve laklama hatlarının bir bölümü Sarten’e sattı. 2002 yılında “Botaş” isim hakkının Sarten’e verilmesiyle Botaş, Dyo’nun bir yan kuruluşu konumuna getirildi. Bundan iki yıl sonra, 2004’te ise Botaş’ın kalan bölümü de Sarten’e satıldı. Bu satış sonrası Botaş’ın faaliyeti tamamen son buldu. Sarten ise bir süre daha Botaş ismini kullandıktan sonra bu isimden vazgeçti.

 

Kaynak: A. Ercan Öner, Anılarda Kalan BOTAŞ (2009); Hüseyin Kalaycıoğlu, Nazmi Aksoy ve 1967 Sanayi Rehberi.

 

uretici-13Botaş’ın ilk ustaları: (Soldan sağa) Adnan Binici, Yusuf Uzunköprü, Sabri Özuludağ, Faruk Çetin.

 

BP PETROLLERİ A.Ş.

 

Anglo-Persian Oil Company 1912 yılında İstanbul’da ofis açarak Türkiye’ye adımını attı. Firma, Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan sıkıntılardan sonra, 1949 yılına kadar “Steaua Romana” ismiyle faaliyetine devam etmiştir.
1930 yılından önce şirket İzmir’de bir dolum ve kutu tesisi kurdu ve 17 kiloluk kare tabanlı dörtköşe gaz tenekesi üretmeye başladı. Tesiste 28 kişi ile bir yılda 110.000 adet kutu üretilebiliyordu. Tesisin gücü 40 HP idi. Steaua Romana, İzmir’deki Standard Oil firmasının kutu tesisinden sonra dönemin en büyük kutu tesisiydi. Şirket, İzmir’de kutu ihtiyacı olan diğer firmalara da kutu üretip satıyordu.

 

1949 yılına kadar Steaua Romana ismiyle üretimine devam eden şirket, 1954 yılından sonra BP (The British Petroleum Company) adını aldı ve tesis İstanbul’a taşındı. Kutu tesisi, 1970’li yılların sonlarına doğru kapandı.

 

uretici-19

 

Kaynak: Türkiye Sanayi Rehberi (1965); Türkiye Sanayi Rehberi (1967); İSO Adres Kitabı (1971); Kim Kimdir 75 / Özel Sektör Sanayi Kuruluşları (1975); Milliyet (17 Ocak 1972), Yusuf Sarbekir’den alınan bilgi.

 


BÜYÜKBAHAR TENEKE KUTU SANAYİ A.Ş. ve MODERN AMBALAJ TENEKE KUTU SANAYİ ve TİCARET A.Ş.

 

Sami Hillel’in ustabaşısı olarak çalışan Rafael Büyükbahar, 1927 doğumlu kardeşi İsak Büyükbahar askerden gelince, Bohor Tolon’la birlikte üçlü bir ortaklık yaparak 1952 yılında Tahtakale Balkapan Han No.230 – İstanbul adresinde ilk atölyelerini açtılar. Üç ortak, kendi topladıkları ve başkalarının toplayıp getirdiği kullanılmış kutuların üstlerini kesip, buraya çember takarak boya kutusu üretmeye başladılar.
1960 yılında Bohor Tolon ortaklıktan ayrılsa da, Büyükbahar kardeşler çalışmaya devam ettiler. 1961 yılında Kutucular, Kadıoğlu Sokak No.14 adresinde Rafael ve İsak Büyükbahar Kollektif Şirketi’ni kurdular. Burada daha çok tenekeden oyuncak ve kül tablası üretiyorlardı. Daha sonra da 1968 yılında Tekkemaslağı Sokak No.19/2 Silivrikapı, Fatih adresinde üçüncü atölyelerini açtılar.

 

1970’li yılların başına doğru Modern Ambalaj isimli şirketi kurdular. Modern Ambalaj, 1990’lı yıllarda Davutpaşa Caddesi No.111 Topkapı adresinde faaliyetine devam etti.

 

Büyükbahar kardeşler, ilk yerli dikiş kaynak makinesini 1970’li yılların sonuna doğru kendi imkânlarıyla yapmayı başardılar. Turat marka yerli dikiş kaynak makinesi ise piyasaya daha sonra çıkmıştır. 1980’li yılların başında Ortaköy’de teneke üzerine baskı yapan bir tesisi birkaç yıl çalıştırdıktan sonra bıraktılar. 1990’lı yılların başında ise Kurtköy’de, sadece 17 kg’lık dörtköşe kutu üreten bir tesis kurdular. 1995 yılında İkitelli Organize Sanayi Bölgesi, ESOT Sanayi Sitesi, G Blok No.5 adresine taşınıp tesis içinde bir de matbaa hattı kurdular.
İlerleyen yıllarda İsak Büyükbahar’ın oğlu Jak Büyükbahar, işi babasından devraldı. İkitelli ESOT Sanayi Sitesi Giriş katı No.4 adresinde bulunan kutu tesisi Büyükbahar Teneke Kutu Sanayi A.Ş. ve Mecidiye Mahallesi Amasya Caddesi Yatağan Sokak No.20 Sultanbeyli adresinde bulunan kutu tesisi ise Modern Ambalaj Teneke Kutu Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak, iki kardeş şirket halinde faaliyetlerine devam etmektedir.

 

Kaynak: İsak Büyükbahar ve İhsan Büyükbahar’dan alınan bilgi; Zekai Gönen, İstanbul Sanayicileri Adres Kitabı (1957); Adres Kitabı (1962 ve 1997); Türkiye Sanayi Rehberi (1967); İTO, Ambalajın Ticari Önemi.

 

 

prev book next