Teneke Müzesi | Türk Teneke Ambalaj Tarihçesi | Aerosol kutuları
15734
page,page-id-15734,page-template-default,ajax_fade,page_not_loaded,,vertical_menu_enabled,no_animation_on_touch,paspartu_enabled,paspartu_on_top_fixed,paspartu_on_bottom_fixed,vertical_menu_inside_paspartu,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-7.4,wpb-js-composer js-comp-ver-4.5.2,vc_responsive
 

Aerosol kutuları

 

Amerikan teneke ambalaj sanayisinin dünyaya sunduğu yeniliklerden bir diğeri de, basınçlı metilen ve etilen kloridin itici gaz olarak kullanıldığı aerosol kutulardı. Helbling ve Pertsch adlı iki mucidin bu buluşu ilk kez 1899 yılında gündeme geldi. Fakat modern anlamda aerosol kutusunun keşfi için 1926 yılına kadar beklenmesi gerekti. Modern aerosol kutularının öncüsü, Norveçli bir kimya mühendisi olan Erik Rotheim’dı. Rotheim, 1926 yılında sıvı sabun, boya, böcek öldürücü ve kozmetik ürünlerin püskürtülmesi için yapılmış özel bir supap içeren basınçlı bir kabın patentini aldı. Bundan kısa bir süre sonra Rotheim buluşunun ticari üretimine başladıysa da fikir tutmadı ve Rotheim patentini, daha sonra General Motors adını alacak olan Midgely firmasına sattı. Midgely bu yeni teknolojiyi, ilk yangın söndürücüleri üretmek üzere kullandı.

 

Aerosol_1
Lyle D. Goodhue ve William N. Sullivan’ın aerosol dizaynı.

 

Küçük boy tek kullanımlık aerosol kutuların seri üretimine ilk olarak, İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerikan askerlerini sıtma ve benzeri böcek yoluyla bulaşabilen hastalıklardan korumak amacıyla başlandı. Küçük aerosol tüpler sayesinde askerler çadırlarının ya da uçakların içini ilaçlayarak, kendilerini sıtma mikrobu taşıyan sivrisineklerden koruyabiliyorlardı. Lyle D. Goodhue ve William N. Sullivan’ın daha iyi bir aerosol kutusu dizayn etmelerinin ardından 1941 yılında bu “böcek bombaları” yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Savaştan sonra ise aerosol sprey kutuları sivil pazarlara da girdi.

 

Aerosol_2
Aerosol kutuların yaygın olarak kullanıldığı haşere ilaçlarının ilk örneklerinden 1943
tarihli “Böcek Bombası”.

 

1949 yılında, Amerikalı bir mühendis ve mucit olan Robert Henry Abplanalp, aerosol sprey kutuları için özel bir supap geliştirdi. Kabın içindeki ürünün kontrollü bir şekilde püskürtülmesine izin veren, kullanımı kolay ve maliyeti düşürecek şekilde seri üretime uygun olan bu supap sayesinde, o güne kadar yılda sadece birkaç bin tane satılan aerosol kutularının satışında büyük bir patlama yaşandı. Böcek ilacından tıraş köpüğüne, birçok sektörün aradığı bu çözüm sayesinde, sadece bir yıl içinde 15 milyon adet aerosol kutu satılırken, bu sayı 2000’ lerin başında yılda 1,5 milyar adede kadar yükseldi.

 

1978 yılına kadar üretilen aerosol kutularında itici gaz olarak freon adıyla bilinen kloroflüorokarbon bileşikleri
kullanılıyordu. Ancak yapılan bilimsel araştırmalar bu itici gazların atmosferdeki ozon tabakasını tahrip ettiğini ortaya koyunca, aerosol kutularında kloroflüorokarbon yerine propan, bütan, diazot monoksit veya karbondioksit gibi gazların kullanılmasına başlandı. İyi tasarlanmış bir aerosol kutu, içeriğindeki ürününün yaklaşık yüzde 95 veya daha fazlasını dışarı verebilir. Çok yoğun sıvıları veya hafif gazları dahi dışarı bırakabilecek bir sisteme sahip olabilen aerosol kutular, günümüzde en çok deodorant, saç spreyi, böcek ilacı, tıraş köpüğü ve gıda ürünlerine yönelik olarak kullanılıyor. Aerosol kutuları, yüksek basınç içerdiği için teneke veya alüminyumdan, iki veya üç parçalı olarak üretiliyor.

 

 prev     book     next