Teneke Müzesi | Türk Teneke Ambalaj Tarihçesi | Erdemir’in Fiyat Politikası ve Sonuçları
15911
page,page-id-15911,page-template-default,ajax_fade,page_not_loaded,,vertical_menu_enabled,paspartu_enabled,paspartu_on_top_fixed,paspartu_on_bottom_fixed,vertical_menu_inside_paspartu,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-7.4,wpb-js-composer js-comp-ver-4.5.2,vc_responsive
 

Erdemir’in Fiyat Politikası ve Sonuçları

1980’li yılların başına kadar Erdemir’in fiyat politikası, teneke ambalaj sektöründe ciddi bir sorun yaratmadı. Bu dönemde bazı seneler yılda bir kez fiyat artışı olurken, bazı yıllarda ise tenekeye hiç zam yapılmadı. Ancak enflasyonun ciddi tırmanışa geçtiği 1980’lerde ortaya çıkan seri fiyat artışları, üreticileri güçlüklerle karşı karşıya bıraktı. 1981’den itibaren sabit kur rejiminin terk edilerek döviz kurlarının gün bazında tespit edilmeye başlaması ve teneke imalatında kullanılan kalay, demir cevheri ve kok kömürünün ithal ediliyor olması, teneke maliyetini dolar kuruna bağlı hale getirdi. Erdemir, ilk kez 1981 senesinde, aynı yıl içinde 4 kere zam yaptı. Takip eden yıllarda da bu durum değişmedi ve sektörün bir özelliği haline geldi. 1980 yılından sonra Erdemir, bir devlet kuruluşu olması nedeniyle, mevcut hükümetlerin politikalarına uygun hareket etmek ve piyasa gerçeklerinden farklı uygulamalar yapmak zorunda kaldı.

 

I – Erdemir’in teneke fiyatını dünya teneke fiyatlarının altında tutması

 

1980 yılından sonra Türkiye’nin teneke ihtiyacı devamlı olarak Erdemir’in kapasitesinin üzerinde kalmıştır. 1980’li yılların sonlarına doğru Erdemir, toplam ihtiyacın 2/3’ünü, 1990’lı yıllarda ise ancak yarısını karşılayabiliyordu. 1980 sonrasında, Erdemir’in teneke fiyatlarının dünya ve özellikle Avrupa teneke fiyatlarının ciddi oranda altında kalması, talebin de kaçınılmaz olarak Erdemir’e kaymasına yol açmıştır. Çünkü hiçbir şirket, ülkesinden ucuz teneke temin etmesi mümkünken, pahalı teneke ithal etmek istemez. Bu nedenle şirketler, politik baskılar da dahil olmak üzere, her yolu kullanarak Erdemir’den daha fazla teneke alabilmenin yolunu arıyordu. Ancak Erdemir’in kapasitesi yetersiz kaldığından, kaçınılmaz olarak, pazarda teneke sıkıntısı yaşanmaya devam ediyordu. Teneke ambalaj sanayisindeki bazı şirketler, finansman sorunları nedeniyle Erdemir’den peşinat vererek teneke almak yerine, tüccarlardan teneke almayı tercih ediyordu.  Tüccarlar ise, Erdemir fiyatları düşük olduğu için, yurtdışından pahalı teneke getirmek yerine Erdemir tahsisi olan firmalardan teneke alıp satarak işlerini sürdürüyorlardı. Daha sonra teneke sıkıntısı baş gösterip, tenekenin pahalı satılacağını hisseden  tüccarlar, Avrupa ve Amerika’dan bulabildikleri tenekeleri ithal etmeye başladılar. Genelde bulabildikleri ürünler de düşük kaliteli olduğu için, bu tip tenekeler daha çok boya ve yağ kutusu yapan firmalar tarafından kullanılıyordu. Bu nedenle otomatik hatlarda konserve kutusu, aerosol kutusu, taçlı kapak ve kavanoz kapağı yapan ve yüksek tonajda teneke kullanan irketler, teneke sıkıntısını en çok hisseden şirketler oluyordu.

 

fiyat-politikasi-1

fiyat-politikasi-2

 

II – Erdemir’in bir yıl içinde çok sayıda zam yapması ve zam yaptığı tarihlerin önemi

 

Teneke ambalaj sanayisinin ana hammaddesi  olan teneke, ürünün tipine göre maliyetin yüzde 50-70’ini oluşturur. Bu nedenle teneke fiyatlarında yaşanan değişikliklerin ürün maliyeti üzerinde çok ciddi etkisi vardır. Teneke ambalaj üreten firmalar, çoğu sektörlerde olduğu gibi her yılın başında  ürünlerinin maliyetlerini o günkü teneke fiyatlarına göre hesaplar, bu hesaptan yola çıkarak satış fiyatlarını belirler. Daha sonra da müşterilerine, belirledikleri yeni fiyatları kabul ettirmeye çalışırlar. Bu pazarlıklar bazen bir günde bitebildiği gibi, bazen haftalarca sürebilir ve genellikle bu çalışmalar Ocak ayı içinde tamamlanmaya çalışılır. Bu tarihten sonra tenekeye gelecek bir zam, teneke  ambalaj üreticilerinin müşterileri ile yeniden masaya oturması ve sıkıntılı bir sürecin tekrar başlaması anlamına gelir. Bu nedenle teneke fiyat değişikliklerinin yıl sonlarında veya en geç Ocak ayının başında yapılması, teneke  ambalaj üreticileri için büyük önem taşır. Fakat Erdemir, bu konuda sektörün ileri gelenleri tarafından defalarca  ilgilendirilmesine rağmen Ocak ve Şubat ayları boyunca zam yapmaktan vazgeçmemiştir. Bilgi verilen yöneticilerin değişmesi de sorunun defalarca tekrarlanmasına neden olmuş olabilir. Teneke ambalaj üreticilerini zor durumda bırakan zamlara örnek olarak 29 Ocak 1980, 19 Ocak 1984, 07 Şubat 1998, 16 Ocak 2004, 11 Şubat 2004, 23 Şubat 2004, 17 Ocak 2005, 30 Ocak 2008, 11 Şubat 2008, 30 Ocak 2010 tarihlerinde Erdemir tarafından yapılan teneke fiyat değişiklikleri verilebilir.  Benzer bir sorun da, aynı yıl içinde çok sayıda zam yapılmasıydı. 2007 yılında 8 kez, 2008 yılında ise 9 kez fiyat değişikliği yapılması, bu problemin en göze çarpan örnekleridir. Kısa aralıklarla yapılan fiyat değişiklikleri sektörde, teneke ambalaj üreticilerinin müşterileriyle olan  ilişkilerinde gerilime neden olmuştur. Bu büyük sıkıntı, teneke fiyat değişikliklerinin ürün fiyatına nasıl yansıtılacağının bazı esaslara bağlanması  yoluyla giderilmeye çalışılmıştır.

 

fiyat-politikasi-3

 

III – Teneke fiyatlarının uzun süre sabit kalmamasının ihracatçılar üzerindeki olumsuz etkisi

 

1980 yılından sonra Türkiye’de gerçekleştirilen ihracat hamlesi sonucunda teneke ambalaj ürünleri de ihraç kalemleri arasına girdi. Yurtdışındaki alıcılar bir yıl boyunca sabit fiyatla ürün almaya alışkın oldukları için, Türk firmalarından da sabit fiyat garantisi talep ediyorlardı. Erdemir ise 2010 yılına kadar tenekeyi, fiyatı belirsiz olarak tahsis ediyor ve sipariş hazır olunca, ücretin yatırıldığı günkü fiyata göre mal bedelini fatura ediyordu. Fiyatlardaki bu belirsizlik, Erdemir tenekesi ile ihraç bağlantısı yapmayı imkânsız hale getiriyordu. Bu nedenle ihracat yapan firmalar, ihraç edecekleri ürünlerin tenekelerini ithal etmek zorunda kalıyordu.

 

Benzer bir sorun, konserve kutusu üreten firmalar ile konserve ve salça üreticileri arasında yaşanıyordu. Türkiye, başta salça, konserve ve turşu olmak üzere gıda ürünleri ihraç eden bir ülkedir. Üretilen salçanın yarısından fazlasını ihraç edilir. Cam kavanoza konmuş turşunun çok büyük bir bölümü ile galon ve 5 kiloluk kutulara konan turşuların tamamına yakını ihraç edilir. Konserve, turşu ve salça fabrikaları, yurtdışındaki alıcılarıyla genelde Mayıs ayının sonuna kadar görüşmelerini bitirip satış sözleşmesi yaparlar. Bu sözleşmelerin yapılabilmesi için konserve fabrikaları, Mart sonuna kadar konserve kutu ve kavanoz kapağı üreticilerinden, Ekim ayı sonuna kadar sabit kalacak şekilde fiyat talebinde bulunurlar. Erdemir’den ihracat dönemi için sabit fiyat alınamaması, her zaman sıkıntıya yol açmıştır. Bu nedenle de gerek boş, gerekse dolu olarak ihraç edilen kutular için her zaman, uzun süreli sabit fiyat garantisi veren yabancı üreticilerden temin edilen ithal teneke kullanılmıştır. Erdemir’in sabit fiyat vermekten kaçınmasının temelinde, 2000’li yılların başına kadar hiç satış problemi yaşamaması yatmaktadır. Oysa, örneğin Avrupa’da, çelik üreticileri her yılın sonuna doğru yeni yılın teneke fiyatlarını tespit ediyor ve yeni yıla müşterileri ile tüm yıl geçerli olacak sözleşmelerini yapmış olarak giriyorlardı. 2008-2009 yıllarında yaşanan küresel ekonomik krize kadar devam eden bu istikrarlı yapı, kriz döneminde de sözleşmelerin 6 aylık yapılmasıyla sürdürüldü. Kriz geçtikten sonra büyük teneke ambalaj sanayicileri tekrar eskiden olduğu gibi bir yıl sabit fiyatla teneke tedarik etmeye başladılarsa da, orta ve küçük ölçekli teneke ambalaj firmaları ise genellikle 6 aylık sabit fiyatla teneke temin edebilmişlerdir. Erdemir, teneke ambalaj sanayisinin bu sorununu tam olarak çözmese bile, 2005 yılında çözüm yolunda bir adım atmış ve “bedeli peşin ödenen siparişlere sabit fiyat uygulama” sistemini başlatmıştır (bkz. Erdemir Mektubu).

 

IV – Düşük teneke zamlarının kutu fiyatlarına yansıtılamaması

 

Bu sorun 2003 yılı ve sonrasında yaşanmaya başlamıştır. 2000’li yıllardan itibaren teneke ambalaj sektöründeki üretim kapasitesi talebin çok üzerinde arttığı için ciddi bir rekabet başlamış ve sektörde kâr marjları hızla azalarak yüzde 2-3’lere kadar düşmüştür. Bu durumdaki sektörün, yüzde 2-3 gibi düşük oranlı da olsa teneke zamlarını müşterilerine yansıtmadan geçiştir meleri mümkün olmadığı gibi, ürün fiyatlarında yapılacak yüzde 1-1,5 gibi zamları müşterilerine kabul ettirebilmeleri mümkün değildi. Bu nedenle Erdemir’den düşük oranda zam yapılması yerine, zammın geciktirilerek daha yüksek oranda yapması talep edilmişse de nedense -tabloda görüldüğü gibi- bu talep zaman zaman göz ardı edilmiştir.

 

fiyat-politikasi-4

fiyat-politikasi-5Erdemir’de levha tenekeler ambalajlanırken.

 

fiyat-politikasi-6

 

V – 1998 yılından sonra Erdemir’in teneke fiyatlarını ABD doları olarak vermeye başlaması

 

Erdemir, 1997 yılında 13 kere zam  yaptıktan sonra bu kadar sık zam yapılmasının sürdürülebilir olmadığını görerek, 1998 yılı başından itibaren bütün ürünlerini ABD doları ile satma kararı aldı. Demir, kok kömürü ve kalay gibi ana girdilerini dolar bazında temin eden bir işletme olarak, her gün değişen döviz kurları karşısında yapabileceği başka bir şey olmayan Erdemir için bu karar, verilmekte geç kalınmış bir karardı.  Bu durumda teneke, conta, lak ve matbaa mürekkepleri gibi ana girdileri dövize bağlı olan teneke ambalaj üreticilerinin de fiyatlarını dolara çevirmekten başka çareleri kalmıyordu. Yeni şartları teneke ambalaj kullanan ve ürünlerini ihraç eden firmalara kabul ettirmek zor olmadıysa da iç pazara üretim yapan şirketler, teneke ambalaj fiyatlarının dövizle belirlenmesine şiddetle karşı çıktılar. Teneke ambalaj üreticileri arasında bir birlik olmamasının ve bazı üreticilerin riske girerek Türk lirasıyla satışa devam etmesinin sektör üzerinde oldukça olumsuz etkileri oldu. Dövizle satışta ısrarcı olan teneke ambalaj üreticileri, iç piyasaya mal üreten müşterileriyle görüşerek bu uygulamayı bazı esaslara bağlama yoluna gittiler. Örnek olarak her ayın başında geçerli olan dolar kurunu bir ay boyunca sabit tutmak gibi yöntemler geliştirdiler. Bu suretle, kur değişse bile ambalaj fiyatlarının Türk lirası olarak hiç değilse bir ay boyunca sabit kalmasını sağladılar.

 

VI – Tonaj indirimi ve son dönemde uygulanmaya başlayan müşteri bazlı sözleşmeler

 

2000 yılına 240 bin ton teneke üretim kapasitesiyle giren Erdemir, Avrupa teneke üreticilerinin korkulu rüyası haline gelmiş ve bu nedenle Avrupa’daki teneke üreticileri Türkiye’ye birkaç yıl boyunca daha düşük fiyatlar uygulama yoluna gitmiştir. Erdemir, bu dönemde ürettiği tenekeyi satabilmek ve Türkiye’deki büyük teneke ambalaj üreticilerini kendine çekebilmek için tonaj indirimi uygulamasına başlamıştır (bkz. 2000 yılı miktar indirim oranları).

 

fiyat-politikasi-7

 

Tüm dünyada, büyük müşterilere özel düşük fiyatlar verilir. Bunun sonucu olarak da küçük ve orta büyüklükteki üreticiler tesislerini kapatmak ya da büyük firmalara satmak zorunda kalmışlardır. Büyük firmaların daha da büyümesini sağlayan bu düzen, bugün dev çelik üreticilerinin karşısında, onların bütün üretimini alabilecek büyüklükte dev müşteriler doğmasına neden olmuştur. Bu durum çelik üreticileri için büyük bir dezavantajdır. Müşteri bazlı fiyat uygulaması, Türkiye’de de benzer bir durumun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Son yıllarda teneke ambalaj sektöründe yeni kurulan firma sayısının son derece az olmasına karşın kapanan firma sayısı çok yüksektir. 2000 yılından önce 140 civarında olan teneke ambalaj üreticilerinin sayısı, günümüzde 80 civarına düşmüştür. Özel teneke fiyatı uygulamasına devam edildiği taktirde bu sayının önümüzdeki yıllarda daha da azalması söz konusudur. Özel fiyat uygulamasında, büyük tonajlı müşterilere, diğerlerine oranla daha düşük fiyat uygulanması doğaldır. Ancak dünyada yaşan anlardan ders çıkarılarak, fiyat farkının düşük tutulması temennimizdir.

 

prev book next