Teneke Müzesi | Türk Teneke Ambalaj Tarihçesi | İlk konserve kutusu nasıl yapılmıştı
15712
page,page-id-15712,page-template-default,ajax_fade,page_not_loaded,,vertical_menu_enabled,paspartu_enabled,paspartu_on_top_fixed,paspartu_on_bottom_fixed,vertical_menu_inside_paspartu,side_area_uncovered_from_content,qode-theme-ver-7.4,wpb-js-composer js-comp-ver-4.5.2,vc_responsive
 

İlk konserve kutusu nasıl yapılmıştı?

 

İlk yapılan teneke, üzerinde kalın bir kalay kaplama tabakası olan kok tenekeydi. Zaman içinde kok tenekenin iyi bir ambalaj malzemesi olduğu keşfedildi. Teneke kutu üretimi ile ilgili hiç makinenin olmadığı dönemlerde, tenekeden konserve kutusu nasıl yapılmıştı? İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin hazırladığı bir belgesel filminde, bunun nasıl yapıldığı şu şekilde anlatılmaktadır:

 

İlk dönemlerde konserve kutusu yapımına dip yapımı ile başlanırdı. Önce pergel yardımı ile teneke levha üzerine bir daire çizilir ve bir el makası ile teneke yuvarlak pul şeklinde kesilirdi.

Kol gücü ile çalışan basit bir prese bağlanan ve basit bir kalıp yardımıyla kesilen pul, dip haline getirilirdi. Kutunun üst tarafına konacak dibe, dolumda kullanılmak üzere büyük delik açılırdı. Daha sonra kutu gövdesi yapılmaya başlanırdı. Yapılacak kutuya uygun boyutlarda dörtköşe bir gövde, yine el makası ile kesilerek hazırlanırdı.

 


El kuvveti ile çevrilen bir silindir arasından geçirilen gövde tenekesi yuvarlak hale getirilir ve önceleri yuvarlak boru haline gelen gövde bir aparatla birbirinin üstüne bindirilerek lehimlenirdi. Gövde lehiminin bu şekilde yapılması zor ve zaman alıcı olduğundan, kısa bir süre sonra gövde tenekesinin iki ucuna basit bir aparatla çengel yapılmaya başlandı ve çengeller birbirine geçirilerek gövde kenedi elde edildi.

 


 

Daha sonra oluşan yan kenet, bir tokmak sayesinde ezilirdi. Boru şeklindeki gövdenin alt ve üst tarafına daha önce hazırlanmış ve bir aparat üzerinde kenarlardaki kırışıklıkları düzeltilmiş olan dip ve kapak yerleştirilirdi. Gövde ve dibin birbirine kolay lehimlenmesi için dibin kenarları tokmakla dövülerek gövde ile dip arasındaki boşluk kapatılırdı. Gövde kenedi, dip ve üst lehimlenirdi.

 

 

Dolum deliğinden kutu doldurulurdu. Dolum deliğinden biraz büyük yuvarlak bir teneke parçası kesilir ve ortasına ufak bir delik açılırdı. Bu deliğin gayesi, konserve pişirilirken oluşan buharın dışarı atılarak kutunun şişmesini engellemekti. Pişirme işleminden hemen sonra bu delik bir lehim parçası ile kapatılırdı.

 

 

“Kaynak: Tom Geoghegan, “The Story of How the Tin Can Nearly Wasn’t,” BBC News Magazine, 21 Nisan 2013.”


“BİRBUÇUK ASIRLIK KONSERVE”

bir-bucuk-konserve

Cumhuriyet (30 Ocak 1959)

“1824 yılında, Fury adlı geminin kaptanı Şimal Okyanusunda dolaşırken, gemisi buzlar ortasında sıkışıp kalmıştır. Kaptan, gemiyi bırakıp çekilmeye mecbur oldu. Fakat o sırada, vatandaşları olan İngilizlerin, bir buçuk asra yakın bir zaman sonra, tayfanın kumanyasından yemek fırsatı bulacaklarını aklından bile geçirmiyordu. Ama bu hiç akla gelmedik hadise, geçenlerde vuku buldu.

 

Fury’nin buzlar arasında bırakılışından 135 yıl sonra Victory isimli başka bir İngiliz gemisi, Fury’nin yarıda bıraktığı keşif işini tamamlamak üzere Okyanusa çıkmıştı. Victory’nin tayfaları, Fury’in ambarlarında, konserve kutuları buldular. Bunların bir kısmı, içindeki yiyeceklerin iyi muhafaza edilip edilmediği anlaşılmak üzere, açılmıştır.

 

Geri kalan kutular, geçenlerde, Bahriye Nezarei temsilciler ile, ordu temsilcileri, konserve fabrikatörleri ve basın huzurunda açılmış, etinden çikolatasına kadar hepsinin bu teneke kutular içinde, taptaze kaldıkları hayretle görülmüştür.”


 prev     book     next